|
Erzurum'da Turizm
Doğu Anadolu Bölgesinin Kuzeydoğu kesiminde yer
alan ilimiz 25066 Km2'lik alanıyla Bölgenin en
büyük İlidir (Kapladığı alan itibariyle). Çoruh
Fırat ve Aras havzalarının başlangıç noktasında
yer alan il,Kuzeyde Rize,Artvin batıda Bayburt
ve Erzincan,güneyde Bingöl ve Muş doğuda Kars ve
Ağrı kuzeydoğuda Ardahan ve Kuzeybatıda Trabzon
ile komşudur.
Erzurum'da "Turizmin Çeşitlendirilmiş" potansiyelim
aşağıdaki başlıklar altında sıralayabiliriz.
Kültür Turizm
Turizm olayım meydana getiren önemli sebeplerden
biriside farklı kültürlerin ve uygarlıkların
kalıntılarının,izlerini görme isteğidir.
Çeşitleri kavimlere ait Milletlerin bir çok
Devlet kurduğu Anadoluda muhtelief uygarlıklara
ait tarihi ve kültürel kalıntıların önemli bir
bölümüde Erzurumda bulunmaktadır.
Erzurum'a turist çeken eserlerin en önemlileri
merkez ilçede bulunmaktadır.Bu eserleri şöyle
sıralayabiliriz:
Erzurum Arkeoloji Müzesi, Erzurum Kalesi, Saat
Kulesi(Tepsi Minare), Kale Mescidi, Çifte
Minareli Medrese, Ulu Camii, Üç Kümbetler,
Yakutiye Medresesi, Rüstem Paşa Bedesteni
(Taş Han), Lala Paşa Camii, Gümüşlü
Kümbet(Kentin doğusunda Kars Kapı civarında
bulunan Kümbet.), Karanlık Kümbet(Devrişağa
Mahallesindeki kümbet),Cimcime Sultan
Kümbeti(Cumhuriyet caddesinde Ulu Cami'nin
kuzeyindeki kümbet)Rabiahatun Kümbeti(Hasan
Basri Mahallesindedir)
Kış Turizmi
Palandöken Dağları Erzurum'un güneyinde yer alır ve
doğu-batı yönünde uzanır.Dağların yükseltileri
tabanda 2000 m den başlayarak 3176 m ye kadar
çıkar Erzurum/ Palandöken dağlarında üç bölgede
kaya sporuna en uygun alanlar olarak tespit
edilmiştir.
Bu bölgede tespit edilen üç alan uluslararası kayak
merkezi geliştirmek üzere potansiyeli
belirlenecek alanlar olarak tanımlanmıştır. Üç
alan üzerinde günde toplam 32.000 kişinin kayak
yapabileceği,uluslararası yarışmalar hatta kış
olimpiyatlarının düzenlenebileceği, 6000 kişinin
doğrudan istihdam edilebileceği
öngörülmektedir.Bunlar Erzurum Boğazı,Gez
Yaylası,Konaklı alt bölgeleridir.
Cirit
Türkler tarih sahnesine çıktıkları günden beri atlı
sporlara çok önem vermişlerdir. Bu gelenek
Alparslan’ ın 1071 de Orta Asya Türklerine
Anadolu’ nun kapılarım açtığı günden bu yana
Erzurum'da da devam etmiştir.
Ciritte asıl unsur cirit atları üç yaşından
itibaren eğitilmeye başlanılır, önce ağzı
kantarlaya, dizgine daha sonra sırtı eyere
alıştırılır, üstüne binilecek duruma gelen
taylara cirit oyunu sırasında ne zaman koşacağı,
nerede duracağı, ne zaman hangi tarafa döneceği
eğitimle öğretilir ki binicinin her hareketi
yetişmiş bir at için bir işarettir.
Ciritte Erlik yaşar,
Mertlik yaşar, Sportmenlik yaşar, ama her şeyden
önce bir tarih yaşar. Oda; Bir tarih olan
Erzurum'da yaşar.
Orta Asya'dan
Anadolu'ya At sırtında gelir Erzurum kapısından
geçerek yerleşen ve zaman zaman tuna kıyılarına
dayanan Ata sporu cirit, ilk defa Erzurum'da
yerleşmiş , Mayası Erzurum'da tutmuş, Erzurum'da
sevilmiş, burada unutulmaktan kurtulmuş bir
Milli Sporumuzdur.
Cirit Sporunun oynandığı nizami cirit oyun alanı
Dünya'da ve Türkiye’mizde tek Erzurum' dadır.
|